Kültür Gönüllüsü Rapor Örneği

KADRİYE MEHMET KOPARAN İÖO / 17 Kasım2009 I. Modül etkinliği raporu
Hazırlayan: Umut Gülaç

Tanışma 
Kültür Gönüllülerimiz kendileri tanıtarak isimlerini anlamını söylediler.   Öğrenciler:
Feyza kendini tanıttı, önümüzdeki modüle adının anlamını öğrenecek.
Fatma Zengin adının anlamını bilmiyordu ama Selcen anlamının sabreden olduğunu söyledi.
Fatma Karavuş kendini tanıttı.
Görkem kendini tanıttı.
Fatih kendini tanıttı.
Sedat isminin anlamını bilmiyordu, sonraki modüle öğrenecek.
Eyüp adının anlamını bilmiyordu, sonraki modüle öğrenecek.
Musa kendini tanıttı.
Ramazan adının anlamını bilmiyordu, sonraki modüle öğrenecek.
Dursun adının anlamını bilmiyordu, sonraki modüle öğrenecek.
Raşit Mengü kendini tanıttı.
Berna Verda kendini tanıttı.
Şeyma kendini tanıttı.
Yeşim adının anlamını bilmiyordu, sonraki modüle öğrenecek.

Kültür Karıncaları Sözleşmesi
Sözleşme ne demek diye sorduk. Fatma bir işe başlamadan önce yapılan anlaşmadır. Sözleşmeyi imzalanmadan önce okuyalım dedik. Herkes madde madde sözleşmeyi okudu. Cep telefonuyla ilgili olarak özellikle uyardık. Okumadığımız sözleşmeyi imzalamamalıyız dedik, çocuklar farklı imzalar kullandıklarını söylediler.

Kavramlar ve simgeler
Projenin toplam 3 modülden oluştuğunu, 2. Modül 13 Aralık 3. Modül 27 Aralık’ta olacak. Dışarıda olacağımız için kalın birşeyler giymeliyiz, yiyecek içecek getirmelerine gerek olmadığını belirttik.
Bu proje neden var, biz neden burdayız diye sorduk. Kültür karıncası biziz dediler. Bir öğrencimiz internet sitemizi gezmiş, kültür karıncası şarkısını da görmüş.
Neden 2010a yürüyor diye sorduk. 2010 yeni yıl, 2010 Türkiye kültür başkenti olduğunu söyledi. Avrupa kültür başkenti olduğunu söyledik. Fatih, İstanbul 2002den beri Avrupa kültür başkentidir dedi.
Amacımızın sadece gezmek değil eğlenerek kültür mürasımızı öğrenmeyi amaçlıyoruz.
Kültür ne demek diye sorduk. Gelenek olabilir, tarihi eserler, düğünler, nişanlar, sünnetler, giyisiler, yemekler, folklör, müzik, evlerin renkleri boyutları olabilir. Eski evlerimizi yapıları korumalıyız dediler. Tarım olabilir dediler. Dil kültürün önemli bir parçasıdır. Beşiktaş’a gitmiştik, eski binalardan biri gözümün önünde yıkıldı, ölümden döndük.
Kültürel mirasımızı nasııl koruyabiliriz diye sorduk, pek cevap gelmedi.
Daha önce Sultanahmet meydanına giden varmı diye sorduk, çoğunluk gitmiş.
Neden İstanbul diye sorduk. Anadolu kültürlere çok sahip çıktı ondan olabilir dedi. Kültür mirasımızı koruyoruz, mesela eski camilerimiz, galata kulesi, surlarımız var, hamamlarımız var. Farklı kültürlerden insanlar var.
Elementler nelerdir, kültürü temsilen hangi elementler var diye sorduk. Hava, su, toprak, ateş dediler. Ateş deyince kumdan ateşle cam yapılır, şekillendirmek için kullanılır. Geleceği kimler şekillendirecek diye sorduk. Bizler ve gelecek nesiller diye cevap verdiler. Mirasımızı güzel korunursa gelecek yıllarda da kültür başkenti oluruz dedi. Raşit Osmanlı’dan kalma evlerin yanına bina dikiyorlar, görüntüsünü bozuyor dedi.  Hava suyu ağaçları temsil eder dediler. Hava farklı inançları temsil ediyor dedik. Raşit yerebatan sarnıcında para atıp dilek diliyorlar, ne anlama geliyor anladım dedi. Bu gelenek de kötü değil, bir inanış dedik. Su deyince yaşam kaynağımızdır, vücudumuzun 2/3si sudur dediler, İstanbul’da denizler var, boğazımız var dedik.
İstanbul’un simgelerini konuşalım dedik. Lale, akasya ağacı, dut ağacı, incir ağacı dediler. Mis gibi kokar, çayı da vardır, nedir diye sorduk, bilinemedi, erguvan ağacı vardır. Bu ağaç İstanbul’un simgelerinden biri sayılır. Martı dediler. Güvercin, karga dediler. İstanbul’u simgeleyen Sultanahmet gibi kültürel yapılar nelerdir diye sorduk. Dolmabahçe, Topkapı camii dediler, Topkapı Sarayı müzesi dedik. Boğaz köprüsü, kız kulesi, adalar var dediler. Çeşmelerimiz var. İstanbul’da yaşayan şairlerimizi yazarlarımız sorduk. Ömer Seyfettin dediler. İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı şiirinin şairini sorduk. Verda Orhan Veli dedi, şiirini koduk. Refik Halat Karay dediler. Dursun diğer şiiri okumak istedi, önce içinden sessiz okudu, sonra sesli ve güzel bir şekilde okudu. Dursun ressam bilmiyorum, Van Gogh dedi. İstanbullu ressam sorduk, Da Vinci dediler. Kaplumbağa terbiyecisini sorduk, bilemediler, Osman Hamdi dedik, hatırladılar. Mimar sorduk, hemen Sinan dediler. Raşit Kemalettin dedi, alkışladık.

Dia Gösterisi
Sunuma başladık, projenin amacının Avrupa ile kültürel mirasımız üzerinden ortak yanlarımız olduğunu vurgulamak olduğunu söyledik. 2006’da İstanbul, Peç(Macaristan), Essen(Almanya) Avrupa kültür başkentleri seçilmiş. Neden İstanbul, çağlar boyunca hangi imparatorlukların başkenti olmuştur diye sorduk. Türkiye, Osmanlı, Bizans, Roma başkentlik yaptı. Semavi 3 dini buluşturmuştur dedik.
Bozdoğan Su Kemeri gösterdik, bu ne işe yarar diye sorduk. Kapı dediler, su taşımak için kullanılır dediler. Hipodromu gösterdik, bu neresi dedik. Sultanahmet Meydanı dediler. Gotlar sütununu ve Roma heykeli gösterdik. Yere batan sarnıcını, mozaikler, Ayasofya’yı, surları, dikilitaşı gösterdik.
Osmanlı döneminde hangisi yapıldı diye sorduk, Sultanahmet dendi. III. Ahmet çeşmesini, İstanbul gravürünü gösterdik. Taksim Cumhuriyet anıtını, AKM, 50.yıl heykellerini, İstanbul radyosunu gösterdik.
Elementlerin neleri ifade ettiğini anlattık. Lale resimleri, erguvan ağacını, kapalı çarşıyı, Galata kulesini, İstanbul modern sanat merkezi gösterdik.
İstanbul’un kültürü başkenti olması Dünya’ya ne faydası olurdu? Ülkemin tanınmış olmasını sağlar. Musa dünyayı güzelleştirmiştir, turizm artar. Dursun insanlar farklı bir kültürümüzü tanıyor dedi.
İstanbul’a katkısı nedir. Turizm artar, bilinirliğimiz artaracak. Musa bu sayede AB’ye  tam girmemizi sağlayabilir dedi. Raşit neden sadece İstanbul seçiliyor, başka iller de seçilebilir. Atina seçilmiş sonra da Selanik seçilmiş, belki ilerde diğer illerimiz de seçilir, mesela Bursa Edirne seçilebilir dedi.  Raşit bence Konya da seçilebilir, orada Mevlana var dedi.
Kültür karıncalarına nasıl etkisi olabilir diye sorduk, kültür karıncaları kim diye sorduk. Biz dediler, başka nesillere aktarabilirim, ben büyüyünce koruyabilirim dediler. Yarın okulda arkadaşlarınıza ne öğrendiğinizi de anlatın dedik.
Karınca videosunu izledik.
Raşit Hazerfan Çelebi’yi idam ettiklerini anlattı.

Hayalimizdeki mahalleyi çizmek için 4 gruba ayrıldık. Ne çizebilirler anlattık.
I. Grup:
Fatih, Şeyma, Feyza
Mahallemizin adı Eğlence mahallesidir. Eğlence mahallesinde köpeklere özel bir barınak var, boylarına göre kapılar var. Burada 4 mevsim yaşanıyor, isteyen kış yaşanan bölgeye gidiyor, kış yaşıyor. Bu mahallede araba yok, bisiklet var, temiz, bayrak okulu var. Çeşme var, yanında suyu boşa harcamayın yazıyor, temiz bir mahalledir. Neden sadece köpek diye sorduk, köpekler çok sadık, yeni yavrusu oldu.
II. Grup:
Yaşim, Fatma Zengin, Sedat, Dursun(Muhtar)
Mahallemizin adı Kültür Karıncaları mahallesidir. Asayişi çok güzel olan bir mahalledir, burası asayiş şubesi, market, cami, otopark, okul, cami, kreş, cadde var. Musa arabanın önü arkası belli değil diye sordu. Mahallenin ismi kültür karıncaları ismidir. Okulun adı Kültür Karıncası İOOdur. Okulun yanında halı saha var. Bir adam var, elinde sopa var, çok sinirli, yere çöp atan insana vuruyor.
III. Grup:
Eyüp, Raşit(Muhtar), Fatma Karabuş, Ramazan
Mahallemizin adı Kültür mahallesidir. Bizim mahallemizde Kız kulesi var, erguvan ağacı var, evimiz var, bisikletleri var. Volaybol filesi var, renk renk çiçeklerimiz var. Boğaz köprüsü var. Oradan vapur geçemez dediler. Tarhi ağaçlar var.
IV. Grup:
Görkem(Muhtar), Verda, Musa
Mahallemizin adı Kültür mahallesidir. Özel Musa Aşçı İOO var, Mimar Musa arkadaşımızın kendi tasarımıdır. Aile Bakkalımız vardır. Verda’yı kültür ve doğa işleriyle ilgilendirdik. Ben muhtardım, cami yaptım, hastane yaptık, polis merkezi yaptım, iki tane spor salonu yaptık. MVG Holding var. Verda kültür merkezi var. Galata Kulesi var. Holdingte ne iş yapılıyor diye sorduk. şu katlarda Musa mimarlık yapıyor, bu katlarda Verda doğa işleriyle ilgileniyor, gerisi de böylece muhtarlıktır. Burada özel okul var, orada zenginler oturuyor.

Ritm Çalışması
İstanbul arasından iki denizin geçtiği dünyadaki tek şehirdir. Yaşar abi İstanbul’da hangi göller var diye sordu. Tuz gölü dediler. İstanbul’da kurbağalı göl, dereler var, bunları korumamız lazım.
Çocuklara ziller verdik, Mozart’ın bestelediği daha dün annemizin şarkısını çaldık. Herkese “Duşunu kısa tut.”, “Ağaç dik.” gibi bir cümle verdik. Su tüketimiyle ilgili bilgiler paylaştık.
Sınıfın koptuğu an: Dursun ile Yaşar abi hang çalarken Elif fotoğraf çekmek için  yaklaşınca bir gök gürültüsü koptu. Yaşar abi pianonun ilkel hali olan kalinka çalınca arkadaşlar insanın uykusunu getiriyor dedi.
Darbuka çaldık, yüksek ses çıkardık. Roman havası 9-8liktir dedik. Hep beraber çaldık, ritm tuttuk, çok eğlendik.  Afrika’ca bir şarkı söyledik. Yaşar abiye bir söz verdik: suyu iyi kullanacağımıza, doğaya saygılı olacağımıza söz verdik.

Bügun Benim Rengim Çalışması
Şeyma: kırmızıyım çünkü çok mutluyum.
Yeşilim çünkü çok eğlendim.
Yeşim: maviyim çünkü çok mutluyum.
Raşit: morum çünkü çok huzurluyum.
Maviyim çünkü çok eğlendim.
Kırmızıyım çünkü süperim.
Sarıyım çünkü çok eğlenceliydi.
Kırmızıyım çünkü çok mutluyum.
Maviyim çünkü çok mutluyum ve yeşilim çünkü çok eğlendim.
Feyza sarı çünkü sizin gibi abi ve ablalarımla beraber olmaktan çok mutluyum.

Son olarak bugün neler yaptık, bunları hatırladık. Çocuklar değerlendirme formlarını doldurdular.

 



E-Posta
Şifre

"Kültür Karıncaları" Projesinden Haberdar Mısınız?